|
ESKİDEN
BERBERLİK BÖYLE YAPILIRMIŞ
Saç, Sakal kesilir, Sünnet Yapılır, yara tedavi
edilir.
İstanbul'un fethinden Kanuni dönemine kadar berber
dükkanlarının nasıl yerler olduğu bilinmiyor. Kahve
keyfi yayıldıktan sonra berberlerle ilgili kayıtlara
rastlanmış. Berberler, kahvehanelerin bir köşesinde
işlerini yaparlarmış. 4. Murat kahvehaneleri
yasaklayınca berberler tek başlarına dükkan
açmış. Padişah ölüp kahvehaneler yeniden açılınca
berberler yine içlerine girmiş. İki yüzyıl böyle
sürmüş.
2. Mahmut, yeniçeriliğe son verince kahvehaneler tekrar
kapatılmış. Çünkü yeniçerilerin ikişer, üçer
kahvehaneleri varmış.İstanbul bu yüzden berbersiz
kalmış.
Sonra berberlerin dükkan açmasına izin
çıkmış. Eski berberler, tıraş olan
kişinin başını dizlerine koyar, sakalını
veya saçını öyle kazırmış. Önüne bir
peştamal bağlar, ayağına takunya giyermiş.
Abdülhamit döneminde "Avrupa-kari" berberler
açılmış ve bunlar "Perular" adını
almış. Peştamal yerine beyaz önlükler giyilmiş.
Berberlerin çıplak ayaklı ve kollarının
sıvalı olması zorunluymuş. Çünkü böylece temiz olup
olmadıkları görülebilirmiş. Berberler, ilk dönemlerinden
beri sünnet yapar, diş çeker ve yara onarırmış.
Kanı fazla olup baş ağrısı çekenlerin (
herhalde tansiyonları yüksekti) kanın "hacamat"
yaparak alırmış.
Bir de sokak berberleri varmış. Bunlar ruhsatsız
çalışırmış. Çünkü ruhsat almak zormuş.
İki yıl çıraklıktan sonra imtihan
olurlarmış.
Saç, sakal kesmenin yanında sünnet, diş çekme, yara
onarma işini de iyi bilmeleri gerekirmiş.
Sokak berberlerinin tıraşına " Tahtakale veya Acem
İşi" denirmiş.
Çünkü bunlar ensedeki saçı ustura ile biçimsiz şekilde
kazırmış.
Buna sonraları " Eşek Tıraşı" dendi.
Ruhsatsız berberler "zaptiyeyi" görünce
kaçtığından çok müşteri suratının
yarısı sabunlu ortada kalırmış.
Ayrıca gezginci berberlerde varmış. Bunlar da
sokaklarda dolanır " - Lahana kadar baş, on para
tıraş.." diye bağırarak müşteri
çağırırmış. Müslüman berber dükkanlarında
bir çay ocağı bulunur ve çay-kahve içilir, gayri Müslim
dükkanlarında ise likör ve diğer alkollü içkiler
bulunurmuş.
Eski berberler hoş sohbet olduklarından paşa
konaklarındaki toplantılara davet edilirmiş.
Berberlerin çoğunun da müzisyen olduğunu Reşat Ekrem
Koçu yazmış.
Eski dükkanlarda şöyle bir levha bulunurmuş:
Her sabah besmeleyle açılır dükkanımız.
Hazret-i Selman Pak'tır pirimiz üstadımız.
|