Resim 004.jpg

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

   BERBERLİK ESKİDEN BÖYLEYMİŞ ...

ESKİDEN BERBERLİK BÖYLE YAPILIRMIŞ

   Saç, Sakal kesilir, Sünnet Yapılır, yara tedavi edilir.
İstanbul'un fethinden Kanuni dönemine kadar berber dükkanlarının nasıl yerler olduğu bilinmiyor. Kahve keyfi yayıldıktan sonra berberlerle ilgili kayıtlara rastlanmış. Berberler, kahvehanelerin bir köşesinde işlerini yaparlarmış. 4. Murat kahvehaneleri yasaklayınca berberler tek başlarına dükkan açmış. Padişah ölüp kahvehaneler yeniden açılınca berberler yine içlerine girmiş. İki yüzyıl böyle sürmüş.
2. Mahmut, yeniçeriliğe son verince kahvehaneler tekrar kapatılmış. Çünkü yeniçerilerin ikişer, üçer kahvehaneleri varmış.İstanbul bu yüzden berbersiz kalmış.
   Sonra berberlerin dükkan açmasına izin çıkmış. Eski berberler, tıraş olan kişinin başını dizlerine koyar, sakalını veya saçını öyle kazırmış. Önüne bir peştamal bağlar, ayağına takunya giyermiş. Abdülhamit döneminde "Avrupa-kari" berberler açılmış ve bunlar "Perular" adını almış. Peştamal yerine beyaz önlükler giyilmiş. Berberlerin çıplak ayaklı ve kollarının sıvalı olması zorunluymuş. Çünkü böylece temiz olup olmadıkları görülebilirmiş. Berberler, ilk dönemlerinden beri sünnet yapar, diş çeker ve yara onarırmış. Kanı fazla olup baş ağrısı çekenlerin ( herhalde tansiyonları yüksekti) kanın "hacamat" yaparak alırmış.
Bir de sokak berberleri varmış. Bunlar ruhsatsız çalışırmış. Çünkü ruhsat almak zormuş.
İki yıl çıraklıktan sonra imtihan olurlarmış.
  Saç, sakal kesmenin yanında sünnet, diş çekme, yara onarma işini de iyi bilmeleri gerekirmiş.
Sokak berberlerinin tıraşına " Tahtakale veya Acem İşi" denirmiş.
Çünkü bunlar ensedeki saçı ustura ile biçimsiz şekilde kazırmış.
Buna sonraları " Eşek Tıraşı" dendi. Ruhsatsız berberler "zaptiyeyi" görünce kaçtığından çok müşteri suratının yarısı sabunlu ortada kalırmış.
  Ayrıca gezginci berberlerde varmış. Bunlar da sokaklarda dolanır " - Lahana kadar baş, on para tıraş.." diye bağırarak müşteri çağırırmış. Müslüman berber dükkanlarında bir çay ocağı bulunur ve çay-kahve içilir, gayri Müslim dükkanlarında ise likör ve diğer alkollü içkiler bulunurmuş.
Eski berberler hoş sohbet olduklarından paşa konaklarındaki toplantılara davet edilirmiş.
Berberlerin çoğunun da müzisyen olduğunu Reşat Ekrem Koçu yazmış.
Eski dükkanlarda şöyle bir levha bulunurmuş:

Her sabah besmeleyle açılır dükkanımız.
Hazret-i Selman Pak'tır pirimiz üstadımız.

 

 

 

 

 

www.altayteknik.com

 

copyright @altayteknik.com 2007